Milletler farklı özellik, düşünce ve kişiliğe sahip insanlardan oluşur. Bu insanların bazı temel gereksinimleri vardır. Bu gereksinimlerin en başında gelen Adalet ve Güvenliktir. Adaletin sağlanamadığı devlet kaos ortamında yok olur ! Yok olmaktan kastım devletin yıkılmasıdır. Yıkılır, elbette yıkılır. Nasıl ki hükümet ihtiyaç yok diyerek kurumları kapatıyor, kanunları değiştiriyorsa... Millette işine yaramayan devleti kapatır. Elbetteki ardından yine devlet kurulur. Ama kaç parça, yada hangi isimle ?
Türkiye de günümüz koşullarında ben ne ''Adalet'', nede '' Güvenlik'' görüyorum. Herşeye rağmen bilerek yapılmadı, yapılamaz demek istiyorum. Ama ben ne dersem diyeyim sonuç değişmez. Gidilen noktanın adı ''Kaos''. Çıkış yolu çok basit. Ya hukuk devleti olursun yada kanun. Ama hükümetimiz ne hukuk dinliyor, nede kanun. Unutmasınlar ki işine geldiği gibi hukuk uygulayanlar ve işine geldiği gibi kanun çıkaranlar en büyük zararı görecek olanlardır !
Özel yetkili savcılar ve mahkemeler yıllardır bürokratları sorguluyor ve hatta tutukluyor. Ama bugüne kadar hükümetin bize sormadan bürokrat tutuklayamazsınız dediğini duymuşmuydunuz ? Hayır elbette duymadınız. Çünkü o tutuklananlar onların adamı değildi. Adalet dedik ya; işte hükümetin adalet anlayışı ! Hükümet bu anlayışı nerden aldı derseniz. Size bir hatırlatma; Turgut Özal'ın meşhur bir sözü vardı. Hatırlayanlarınız elbette olacaktır. ''Anayasayı bir kere delmekle birşey olmaz.'' İşte bu mantıkla hareket eden hükümete bu işin sonunun varacağı noktayı söylemek boynumuzun borcudur. Anayasayı bir kere delmekle birşey olmaz. Delindiğiyle kalır ama bize birşey olur. Herkes delerse bir kere, kevgire dönen anayasa işlemez. Bu arada savundukları bürokratın ifade vermeye çağırılma sebebide ''Güvenlik''. Terörle mücadele etmesi gereken adam meğerse onların izin ve talimatıyla müzakere ediyormuş.
Kısacası; Ne ''Adalet'' kalmış, nede ''Güvenlik''. Benim bildiğim devlet bu devlet değil...