42.Bölge Giresun Eczacılar Odası Başkanı Mine Erdoğan Yaptığı açıklamada İlaç konusunda süren Kaos'u değerlendirdi ve çözüm yollarını anlattı.
Sağlıkta dönüşüm programının hayata geçirilmesi ile sonu olmayan bir sürece giren ve telafisi mümkün olmayan kayıplar yaşayan mesleğimiz, en son yayınlanan Kanun Hükmünde Kararnameler, İlaç Fiyat Kararnamesi ve Sağlık Uygulama Tebliği değişiklikleri ile yok olma noktasına gelmiştir.
5 Kasım 2011’de yayınlanan Sağlık Uygulama Tebliği ile kamu kurum iskontoları tek taraflı artırılmış. Bu ne demek yani SGK ilaç alımında firmalardan iskonto almak istemiş ve bilgisayarlarında buna göre düzenlemeler yapmış, fakat firmalar bu iskontoyu vermeyi kabul etmemişlerdir.
10 Kasım 2011 de de İlaç fiyat kararnamesine bağlı fiyat düşüşleri yaşanmıştır. Bir çok kalem ilaç bu iki fiyat düşüşünden de etkilenmiştir.
Sadece tasarruf mantığı ile ilaç ve eczacılık alanını düzenleyenler bu süreçte ilaç fiyatlarını azaltırken, muayene ücreti, katkı payı, eşdeğer bandının geri çekilmesi ile oluşan fiyat farkı gibi çeşitli yöntemlerle de ilaç ödemesinin eskiye oranla çok daha büyük bir kısmının da vatandaşın cebinden çıkmasına yol açan tasarruf tedbirleri de almışlardır. Bu durum eczanelerimizde meslektaşlarımızı ve hastalarımızı da karşı karşıya getirmiştir.
Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu oluşturulmuş, İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü devre dışı bırakılarak reçetesiz ilacın reklamının yapılmasının önü açılmıştır.
Eczane stoklarımızda yaşadığımız kayıplara bir yenisi daha eklenmiştir.
Kamu Kurum İskontoları bir kez daha artırılmış ve oluşan zarar her zaman olduğu gibi yine eczacıya ödettirilmiştir.
%30 olarak başlayan eşdeğer bandı daraltılarak %10 a indirilmiş ve bu uygulamanın faturası yine eczacıya ve vatandaşlarımıza kesilmiştir. İlaç fiyatları her gün azalırken vatandaşın ilaca ödediği ücret orantısız bir şekilde artmıştır.
Sektörde bir kriz ortamı oluşmuş ve bu krizi bahane eden İlaç firmaları eczacıya uyguladıkları özel ıskontoların neredeyse tamamını kaldırmıştır. Giderleri her gün artan, ancak karlığı ve ciroları her gün azalan meslektaşlarımız eczane işletmelerinde ciddi ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya getirilmiştir.
Kendi irademiz dışında gelişen, hizmet sunum alanımızla ilgili değişikliklerin istemesek bile uygulayıcısı yapılıyoruz. Son durumda, sorumluluklarını yerine getirmeyen ilaç firmaları ve koyduğu kuralları işletilmesini sağlayamayan kamu otoritesi yüzünden eczacıların içine düşmüş olduğu sıkıntılı ve artık sürdürülemez süreç daha da derinleşmektedir. Eczacı, halkına hizmet etmeye çalışırken, ilaç firmalarının kanunu ve mesleğimizi tanımaz tavırlarına maruz kalmaktadır. Bunun karşısında kamu da bugüne kadar kendi uygulamaya koyduğu kurallara uymayan ilaç şirketleri konusunda hiçbir şey yapmamıştır.
Meslek örgütümüz yapılan tüm bu düzenlemelere ve eczacının hak kayıplarına neden olan her türlü uygulamaya karşı hukuki haklarını sonuna kadar kullanacaktır.
Firmaların devlete yapması gereken indirimlere eczanelerin aracılık etmesi artık sürdürülemez bir noktaya gelmiştir. İlacın tek alıcısı olan kamuya firmalarca verilen ıskontoların hesaplanmasında zaten çok açık bir haksızlık varken, 5 Kasım 2011 tarihinde yayınlanan Sağlık Uygulama Tebliği değişikliği ile ilaçların kamu kurum ıskontoları ortalama yüzde 7.5 oranında artırılmış olması karşısında, bu artışın bazı firmalar tarafından verilmeyeceğinin açıklanması kabul edilemez. Aynı kanun tanımaz tavır, eczane stoklarında oluşan zararların karşılanması noktasında da sergilenmektedir. Tüm bunların yanı sıra eczacıların artık bir teamül haline gelmiş olan ticari ıskontolarının ilaç şirketleri tarafından teker teker sıfırlanmasıyla birlikte; ellerindeki stok ile zaten uzun süredir özverili bir biçimde sağlık hizmeti vermeye çalışan eczacılar, “Artık yeter!” deme noktasını da geçmiş durumdadır.
Sorumlusu olmadığımız bu uygulamalar nedeniyle bazı ilaçlarda başlayan ve önümüzdeki günlerde daha çok ilaçta baş gösterecek olan ilaç sıkıntısının giderilmesi için ilgili bakanlıklar, SGK ve firmalar bir an önce gerekli adımları atmalı ve bu sıkıntı ortadan kaldırılmalıdır. Aksi takdirde yaşanacak olan sağlık problemlerinin vicdani yükü biz eczacılara ait değildir. Zaten eczacılarımız bu süreçte ellerinde stoklarındaki ilaçlarla zararına da olsa bu hizmeti özveri ile bugüne kadar sürdürmeye devam ettiler. Eczacının, yüksek fiyattan aldığı ilacı düşük fiyattan verebilme olanağı yoktur. Kamu kurum ıskontoları ile ilgili sorunun çözümüne dair sorumluluğu aldığını Büyük Kongremizde tüm delegelerimiz karşısında ifade eden Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nı ve ayrıca konuyu yakından bilen Sayın Sağlık Bakanı’nı ilaç şirketlerinin Kararnameye ve Tebliğe uymasını sağlamaya çağırıyoruz.
42. BÖLGE GİRESUN ECZACI ODASI
Yönetim Kurulu Adına
Başkan Mine ERDOĞAN
Bu haber 1143 defa okunmuştur.