CHP Giresun Kadın Koları Yaptığı basın açıklamasında, 77 yıl önce 5 Aralık 1934 tarihinde Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verilişi değerlendirildi.
Bundan 77 yıl önce 5 Aralık 1934 tarihinde Türk kadınına milletvekilliğine seçme ve seçilme hakkı verildi.
Ülkemizin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinde gösterdikleri kahramanlıklarla şanlı tarihimizdeki yerini alan Türk kadınına haklarının verilişi cumhuriyetin kuruluşuyla başlamıştır. Kadınlarımızın medeni, siyasal ve sosyal haklarına kavuşması gerektiğine inanan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, bu konuda en azimli, inançlı ve güçlü desteği vermiştir.
Atatürk’ün girişimiyle Büyük Millet Meclisi tarafından 1926 yılında kabul edilerek yürürlüğe giren Medeni Kanun ile kazandığımız haklarımızdan sonra, 1930 yılında belediye seçimlerinde seçme, 1933 yılında çıkarılan Köy Kanunu’yla muhtar seçme ve köy heyetine seçilme, 5 Aralık 1934 yılında Anayasa’da yapılan değişiklikle de bir çok Avrupa ülkesinden önce milletvekili seçme ve seçilme hakkını elde ettik.
Ulu Önder Atatürk, Cumhuriyet' in ilanından dokuz ay önce Şubat 1923 'de: "Bizim sosyal toplumumuzun başarısızlığının sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlikten ileri gelmektedir. Yaşamak demek faaliyet demektir. Bundan dolayı bir sosyal toplumun bir organı faaliyette bulunurken, diğer bir organı işlemezse, o sosyal toplum felçlidir." Diyerek kadının toplumdaki yerini belirlemiştir.
Atatürk' ün Türk kadınına beslediği sevgi ve saygı, Kurtuluş Savaşı'ndaki gözlemleri ile iyice perçinleşmiştir. Yine 1923 yılında Konya' da yaptığı bir konuşmada, bu duygularını;
"Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadını kadar emek verdim, diyemez. Erkeklerden kurduğumuz ordumuzun hayat kaynaklarını kadınlarımız işletmiştir. Çift süren, tarlayı eken, kağnısı ve kucağındaki yavrusu ile yağmur demeyip, kış demeyip cephenin ihtiyaçlarını taşıyan hep onlar, hep o yüce, o fedakar, o ilahi Anadolu kadını olmuştur. Bundan ötürü hepimiz bu büyük ruhlu ve büyük duygulu kadınlarımızı, şükranla ve minnetle sonsuza kadar aziz ve kutsal bilelim." Söylemiyle dile getirmiştir.
Milli mücadele yıllarının hemen ardından gerçekleştirilen bu değişim sonucu 1935 yılında yapılan seçimlerde ilk kez seçilme hakkını kullanan Türk kadını, 395 milletvekilliğinin 18 ini alarak %4.6 oranında temsille TBMM' ne girmiştir.
Kadınlarımızın, dünya ülkelerinden çok önce elde ettiği kazanımlara karşın, siyasette ve ülke yönetiminde yeterince aktif ve söz sahibi olduklarını söylemek günümüz koşullarında mümkün değildir.
Türkiye’den 20-30 yıl sonra kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıyan bir çok Avrupa ülkesinde kadınların meclisteki temsil oranları % 50’lere yaklaşmaktadır.
Bilinçli bir toplum oluşması için kadınlar eğitimde, siyasette, yönetim kadrolarında, karar alma mekanizmalarında yani hayatın her alanında erkeklerle eşit haklara sahip olmalıdır.
TBMM’de görev alan kadın vekillere sadece aile, sağlık, kadın ve çocuk gibi kadınların geleneksel çalışma alanı sayılan konularda değil, ekonomi, finans, dış ilişkiler, milli güvenlik gibi erkeklere ait olduğu varsayılan alanlarda da görev verilmelidir.
Biz kadınlar pozitif ayrımcılık değil, erkeklerle eşit haklara sahip olarak her alanda eşit temsil istiyoruz.
Ulu Önderimizin "Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın" sözünün her zaman arkasında olduğumuzu yineliyor, Cumhuriyetle kazandığımız haklarımızı hiç kimsenin elimizden almasına izin vermeyeceğimizi haykırarak, biz Türk kadınlarına milletvekilliğine seçme ve seçilme hakkımızın verilişinin 77 nci yılını kutluyoruz.
CHP GİRESUN KADIN KOLLARI
Bu haber 669 defa okunmuştur.